Press ESC to close

Isabelle’e Sesli Mesaj ( Netflix ) Filmi

Zaman o kadar hızlı ilerliyor ki, bazen insan an’ı yaşarken yaşadıklarının farkına varamıyor. Bazen bu farkındalık gün sonunda başını yastığa koyduğunda geliyor, bazense üzerinden aylar veya yılların geçmesi gerekiyor. Netflixte yayınlanan Isabelle’e Sesli Mesaj isimli film, tam olarak bunu yeniden fark etmemi sağladı diyebilirim.

Muhtemelen sizler de benzer şeyler yaşamışsınızdır. Bazen bir insanla tanışmanız, yüzlerce ihtimale bağlı. Bazen bir toplantıyı kaçırmak, aslında bambaşka bir kapıyı bize aralıyor. Tabi bu ihtimaller başlangıçta pek akla gelmiyor. Rastlantısal olarak bir şeyleri yaşıyoruz sanıyoruz. Ancak arka planda öylesine muazzam bir denge var ki…

“O cafeye gitmeseydim, o yolu dönmeseydim, orada durmasaydım, bu markete uğramasaydım, o gece erken uyusaydım, o mesajı atmasaydım, o yoldan geçmeseydim” ne olursa olsun hepsi olmuş. Bazen böyle düşünmeden edemiyor insan, ancak kendi hayatım için söylemem gerekirse; iyi ki yapmışım diyorum her zaman. Ha keşkelerim yok mu? Var. Ancak çok değil, belki 1 belki 2 tanedir. Onlar da hayatın tadı tuzu diyorum sonra. Hayatı yaşamaya devam etmek lazım, kaçıyor, akıyor gidiyor zaman 😇

Hayatımda ne olursa olsun , ne kadar kötü giderse gitsin başka bir senaryoda seninle rast gelemezdik diye olsun diyorum.

Tesadüfler; Şans mı, Kader mi?

Yazılıma başlamam da tam olarak bu “muazzam denge” sayesinde oldu diyebilirim. Liseye henüz yeni geçmişken, bir firmanın uzaktan yarı zamanlı iş ilanına denk gelmiştim. Burada amacım hem harçlığımı çıkarmak hem de iş tecrübesi edinmekti. Normal şartlarda ben oyun geliştirme kısmına başvurmuştum, pek çok alanda alım yapmaya niyetleniyorlardı. Ancak başvuruların alındığı dönemde biraz koşturmacam olduğu için ben son akşam başvurumu göndermiştim.

Ben başvurumu gönderdiğim sırada, şirketin “sağlam” sayılabilecek bir ortağı şirketten ayrılmış. Hal böyle olunca operasyonel olarak firma bir anda küçülmeye gitme kararı alıyor. Tam görevlendirmeler değişecekken de benim başvuru mailim geliyor. Hemen yabancı bir numaradan aranıyorum, konuşmalar, görüşmeler derken hop yaklaşık 2 saat kadar sonra iş anlaşması yapılıyor 😇

Böylece üniversite yıllarıma kadar uzanacak olan yazılım sektör maceram başlamış oluyor. Bu olayın üzerinden yıllar geçtikten sonra samimiyet ilerleyince sorduğumda normal şartlarda o gün hafta sonu olduğu için maillere bakılmadığı, zaten çoktan alım yapılacak kısımların doldurulduğunu ancak oyun geliştirme kısmına kimsenin başvurmadığını ve bu departmanı kapatacaklarını düşündüklerini öğreniyorum. Hafta sonu olmasına rağmen ortağın istifası ve beraberinde farklı bir sektöre kayma düşüncesi, hemen üzerine de benim o pozisyona uygun başvurum eklenince işler epey bir değişmiş.

O firmada belki de 5 kuruş para almadan muhteşem güzel şeyler öğrenerek ayrıldım. Sonrasında farklı firmalara destek vererek devam ettim. Hiç düşünmediğim, hiç hayal dahi edemeyeceğim girişimlerim oldu. Hepsi heyecan verici günlerdi. Şimdi bile güzel anabiliyorum ☺️

Sabahattin Ali’nin çok sevdiğim ve bir dönem oldukça popüler olan “Kürk Mantolu Madonna” kitabında da şöyle bir alıntı var;

Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana dünyada başka bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.

İşte bazen tesadüfler böylesi güzel olabiliyor 😇 Bu konuda yazacak nice güzel şeyler var. Ancak konuyu daha da saptırmayayım 😅

Isabelle’e Sesli Mesaj Filminin Konusu

Film, İzzy ( İsabelle ) ve Jill adlı iki kız kardeşin çocukluğunda başlıyor. İki kız kardeş son derece iyi anlaşırlarken, İzzy hastalanıyor ve evden çıkamamaya başlıyor. Jill, kız kardeşine dışarıda olan her şeyi anlatıyor, başına gelenleri ona mesaj atıyor. Ancak zaman sonra İzzy’nin durumu ağırlaşıyor ve hayatını kaybediyor.

1000 yıl önce de yaşayabilirdi ya da 1000 yıl sonra da yaşayabilirdi. Ama o benimle yaşadı. Birlikte pankek yedik, ayak tırnaklarımızı boyadık.

Jill, İzzy’e mesajlara devam ediyor. Sesli mesajlar gönderiyor, aslında bunları evrene gönderdiğini düşünüyor. İzzy’nin telefon numarası bu esnada farklı birinin şirket hattına transfer oluyor ve gönderilen tüm mesajları dinliyor. “Yanlış numara” diye mesaj atacağı sırada atamıyor, bir şeyler oluyor.

+Sen tanıdığım en sevilesi insansın.

-Sen kuşsan ben de kuşum kardeşim.

Ve hattın yeni sahibi bir noktada Jill ile oturup konuşmak istediğini fark ediyor. Sonrası hem duygusal hem romantik hem de komik diyebilirim. Beni çok etkilediğini söyleyebilirim. Eğer vaktiniz var ise kesinlikle izlemenizi öneririm 😇

Haemos

Merhaba ! Kitap önerileri, gezilecek yerler ve farklı aktiviteler hakkında yazılar yazıyorum. Burası da benim güncem.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir