Press ESC to close

Odyssey ( Christopher NOLAN ) Filminin Konusu

Filmin Adı : Odyssey

Yönetmen : Christopher NOLAN

Tür : Biyografi – Macera

Yapım yılı : 2026 – ABD

2025 yılının başlarından bu yana çeşitli fragmanları piyasayı kasıp kavuran, “Helen nasıl sarışın olmaz” tepkileriyle beraber merakla da beklenen Odyssey sonunda vizyona girdi ❤🎉 Öncelikle ben de Helen’in sarışın mavi gözlü bir ablamız olmamasına oldukça şaşırdım. Bir de tabi Agamemnon’un Batmanvari zırhı nedeniyle mesafeliydim. Ancak işte, dürtüler… Şeytan dürttü ve merak edip izlemeden olmazdı. E tabi bir de tamamının IMAX destekli olması, yönetmenin Nolan olması da çok önemliydi.

Odyssey Filminin Konusu

Film, Homeros’un Odisseia isimli kitabına yer veriyor. Kitapta yer alan ve gerçekten de oldukça büyük önem arz eden karakter olan İthaka Kralı Odysseus’u anlatıyor. Aslında İlyada destanında 51 sayfa yer alsa da; dönüş yolculuğu oldukça uzun sürdüğü bir gerçek. Homeros bu konuda “Ben ancak işittiklerimi söyledim, hiç bir şey görmedim” diyor.

Yazının bu kısmından sonrası spoiler içerir. Tarih bilgisi olan okurlarım bilseler de, yine de bu pencereyi atlayabilirsiniz efendim 😇

Agamemnon’un Helen’i yeniden evine döndürmek istemesini bahane ederek başlayan Troya savaşında, giden askerler yıllarca Troya bölgesinde kalırlar.

Nihayet zeki bir asker tarafından “Truva atı” fikri ortaya atılır ve bu sayede Troya ele geçirilir. Agamemnon’un peşinden gitmek istemeyen Odysseus mürettabatıyla beraber hızlıdan eve gitmek için farklı bir güzergahtan dönüş yoluna geçer.

Ancak maalesef yönlerini kaybederler. Bu süreçte adamlarıyla beraber tepegöz Polyphemus, büyücü Kirke ( Burada Ben Kirke Kitap Özeti eklemek şart ), Sirenler ve deniz tanrısı Poseidon’un gazabıyla karşılaşır. Tüm bunlardan sonra bir adaya sürüklenen Odysseus orada yıllarca mahsur kalır. Bu esnada sarayda Odysseus’un ölüp ölmediğinden emin olamayan eşi Penelope ve oğlu Telemakhos ondan haber almaya çalışırlar. Tüm bunlar olurken, Penelope gelen tüm taliplerini reddeder. Ancak bir noktada söylentiler çoğalmaya başlar. Aradan tam 10 yıl geçer.

Odysseus tüm bunlara rağmen bir dilenci kılığında evine döner. Bakar ki talipler sarayın dört bir yanında, eski destekçilerinin neredeyse tamamı saraydan uzaklaştırılmış. Buna rağmen son derece zeki bir hamleyle hem eşinin sadakatini hem de oğlunun sevgisini tekrar geri kazanır.

Destan Hakkında

Rivayete göre Helene, aslında Zeus’un kızı. Yasal babası ise Tyndareus olarak bilinir. Helen reşit olduğunda babası, tüm Yunan adalarına haber veriyor ve taliplerin gelmesini istiyor. Helen’e adayı kendisinin seçmesini istiyor. Helen, Agamemnon’u seçse de; katılanların tümünden ( Odysseus da talipler arasında ) bu çiftin zor zamanında yardım edeceğine dair yemin alıyor. Bu sebeple Helen’in kaçırılması veya kaçması nedeniyle Agamemnon yemin eden herkesi çağırıp savaşa götürüyor.

Truva tam 10 yıl boyunca kuşatma altında kalsa da; şehrin surları öylesine sağlam ki bir türlü geçit bulunamıyor. Sonunda Odysseus’un aklına Truva atı fikri geliyor ve böylece bir oyunla içeriye giriliyor. İçeriye giren ekip tek başına şehri ele geçiremeyip, dışarıdaki askerlere kapıyı açıyor ve böylece şehir fethediliyor.

Lotus Çiçeği

Ardından dönüş yoluna geçildiğinde Odysseus bambaşka bir yoldan geriye dönmeye çalışıyor. Burada bir görüşe göre Trakyanın güneyinde Kikon adı verilen bir halkı ciddi biçimde yağmalayıp oradan dönüşte bir fırtınaya yakalanıyor. Bu fırtınanın onları sürüklediği yerde Lotus çiçeği yemeye başlıyorlar ve bu da onların dönüş gayesini unutmalarına neden oluyor.

Sirenler

Sirenler, ilk başlarda kanatlı varlıklar olarak anlatılıyor. Destanda da bu şekilde ancak çağlar geçtikçe balık vücutlu kızlar olarak çizimler güncelleniyor. Aynı zamanda destanda sirenlerin İlyada destanını denizcilere anlattığı, bu nedenle denizcilerin çok büyük haz duyup sirenlerin peşinden kayalıklara doğru gittiği anlatılıyor. Odysseus’un kulaklarını bal mumuyla kapatmayıp sirenleri dinlerken acı çekmesi de bir tık sinematografiyle ilgili diyelim 😇

Polyphemus Akıl Oyunları

Polyphemus Posedion’un oğlu ve bir mağarada yaşıyor. ( Kiklops da deniyor ) Bunların özellikleri hayvancılıkla uğraşmaları. Süt ve peynir yapıyorlar. Tarımla uğraşmayan ve kanunları da olmayan bir topluluk. Şehirleşme olmadığından, birbirlerinden çok ayrı yaşayan bir grup. İlk gidip yağmaladıkları yerden alınan şarap ile Odysseus, Polyphemus’u sarhoş ediyor. Şarabı içtikten sonra Polyphemus Odyyseus’a adını sorduğunda, Odysseus “ben hiç kimseyim” diyor. Ardından da Polyphemus uykuya dalıyor. Ardından büyük bir kütük parçasını ateşe tutarak Polyphemusun gözünü dağlıyorlar. Sabah olduğunda mecburen dışarı çıkmak için kapıyı açan Polyphemus’tan koyunların altına saklanarak kaçmayı başarıyorlar. Tabi Polyphemus dışarı çıkıp Kiklop arkadaşlarından yardım isteyemiyor. Çünkü “beni hiç kimse kör etti” diye haykırdığında, aslında kimse kör etmedi gibi bir anlamı oluyor. Ancak Odysseus burada biraz da yaptığına imza atmak için kaçmadan önce “Ben sana hiç kimseyim dedim ama, ben Odysseus’um” diyor. Böyle olunca Polyphemus Poseidon’un oğlu lanetleyip, evine döneme diyor.

Filmde Lotus yediren Kalipso ( bir çeşit peri ) sanki onu Lotus yedirerek hapsediyormuş gibi gözükse de; destana göre burada 8 yıl kalan Odysseus ona gönlünü kaptırıp neredeyse onunla evlilik hayatı yaşıyor.

Odyssey Filmi Hakkında

Açıkçası başta da belirttiğim fragmanlar yüzünden ( aşağıya da bırakacağım ) tatlı tatlı merak etmiştim. Gidip gitmeme noktasında tereddütlerim vardı. Olumsuz çok fazla yorum okudum “ne kadar kötü olabilir ki” dedim ve gittim 😂. Şunu baştan söylemeliyim; ben 1.5 saatlik Netflix filmlerini dahi ev konforunda rahat rahat izleyemeyen biriyim. Bu film tam 172 dakika. Sonuna kadar bitireceğimi tahmin dahi edemezdim. Ancak şu an “2. için IMAX desteği olan bir salon bulmak lazım” diye düşünmeye başladım.

En çok istediğimiz şey, en çok sahip olamayacağımız şeydir. En çok sahip olamayacağımız şeyse, zaten sahip olup kaybettiğimiz şeydir.

Öylesine güzel işlenmiş ve öylesine doğru çekilmiş ki; adeta kendiniz bu maceranın tam ortasına çıkıyorsunuz. Ancak bu uzunlukta bir filmin hiç sıkmaması da ayrı bir güzellik.

Bir tarafta 2004 Yapımı Troy Filmindeki Agamemnon, diğer tarafta 2026 model Odyssey Agamemnon. Karar sizin kıymetli okurlar 😂

Troy Filmi

Eskiler bilirler, bu Troy filmi için ne dublaj videolar çıkmıştı. Ancak bu yeni Odyssey için bunlar çıkmaz zira karakterler bu şiveye pek müsait görünüşte değiller 😅 Şahsen ben gerek korkutma gerekse ciddiyet olarak 2026 modelini epey beğendim.

En büyük korkularımız ya kendimiz kadar yakın / uzaksa?

Film “her film burada başlar” gibi bir düşünce temeli üzerinde hazırlanmış. Zeus kanunlarını insanlığın galibiyet ve zafer uğruna nasıl çiğnediğini, yıllarca korktuğumuz şeyin aslında kendimizden başkası olmadığını, saklanmanın kendimizden hiç bir zaman korumayacağını çok güzel ifade ediyor. Truva atına bambaşka bir açıyla yaklaşan yönetmen, gerçekten durup düşününce bir efsaneden bile muazzam bir ders vermiş.

Son olarak,

Eğer vaktiniz varsa, ikilemdeyseniz; bu filme kesinlikle gitmenizi öneririm. Bir çırpıda bitiveriyor. Hele bir de IMAX izleme şansınız varsa tadından yenmez 😇

Odyssey Türkçe Alt Yazılı Resmi Fragman

Haemos

Merhaba ! Kitap önerileri, gezilecek yerler ve farklı aktiviteler hakkında yazılar yazıyorum. Burası da benim güncem.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir