
Selamlar, yeni bir bonsai yazıma daha hoşgeldiniz ! ☺️ Blog sayfamda daha öncesinde de belli başlı deneyimlerimden yazılar paylaşmıştım. Uzunca bir süredir devamlı olarak iç mekan bitkilerle uğraşıyordum. Lakin bu yazımda size bambaşka bir tecrübeden; dış mekan bitkilerden bahsetmek istiyorum. Eğer sizler de benim gibi “dış mekan bitkisini içeride yaşatabilir miyim?” merak ve inadındaysanız, gelin bu yolculuğun nasıl evrildiğini beraber inceleyelim. Begonvil bonsai konusundaki yazım için iyi okumalar dilerim 😇
Yalova’da Bir Dönüm Noktası : Müze ve Eğitim
Daha öncesinde Yalova Bonsai Müzesi başlıklı yazımda da bahsetmiştim. Buradaki temel eğitim, aynı zamanda Yalova’yı görmem çok etkili oldu. Orada sergilenen o muazzam türleri görmek, üzerine bir de eğitim alıp işin uzmanlarına sorular sormak vizyonumu tamamen genişletti diyebilirim. Gerçekten bu sanatın başkenti Türkiye illeri arasında Yalova olabilir.
O bölgedeki devasa çiftlikleri gezerken, çoğu bitkinin her yaştan versiyonunu görmüştüm. Bir kaç çiftlikte eğitimden sonra arayışlar yaptım. “Gelmişken eli boş dönmemek lazım, farklı türler alayım” diyerek girdiğim bir çiftlikte Begonvil ile tanıştım. Trakya bölgesindeki fidanlıklar bu türe genelde çalı formu veriyor. Bu da benim hayal gücümde onu bonsai olmaktan epey uzaklaştırıyor. Neyse ki burada henüz 2 yaşında bir fidanı önerdiler.
Trakya’nın “Hoş Geldin” Hediyesi : Stres ve Panik
Bitkiyi alırken oradaki personel “bunu soğuklardan koru” demişti. Alıp eve getirdiğimde tam kış aylarıydı. Bu sebeple dışarıda bakmak istesem de hemen yapraklarını dökmeye başladı. Ben de bir panikle hemen içeri aldım ve kışı yoğun bakım minvalinde içeride geçirdi.
Geçtiğimiz günlerde de hava 15-16 dereceye kadar çıkınca, aslında olması gereken yere yani dışarıya almam gerektiğine karar verdim. Ancak bir noktada “ya tekrar aynısı olursa” diye de korktum. Çünkü bu sefer bir daha yaz sıcaklarında bile dışarıya çıkarmaya korkarım biliyorum 😂
Zekai Yaman Formülü ve “Perlit Market” Kolaylığı
Çıkarmadan hemen önce de bahar bakımını yapmak istedim. Bu yüzden yeni bir toprakla ve daha geniş bir saksıyla dışarı almak istedim. Toprak karışımı için Zekai Yaman hocanın kitabındaki o meşhur formüllerden birini seçtim. Normalde bu malzemeleri toplu olarak alıyorsunuz. Ardından oranlayıp, formüldeki orana göre toprağı hazırlıyorsunuz.
Ancak bu noktada Perlit Market’in yeni hizmeti devreye girdi. İstediğiniz ürünlerin miktarlarını giriyorsunuz. Onlar çok güzel şekilde karıştırıp paketleyip size gönderiyorlar. Size sadece drenajlı toprakla ağacınızı buluşturma işi kalıyor. Zira “hızlı müdahale” için aldığım toprakların istisnasız %90’ı suyu tutan, kökleri boğan yapıda. Bu sebeple hazır topraklardan kaçındım. Bir de dibine su tutmaması adına ve drenajı daha sağlamlaştırmak adına inorganik toprak serdim.

Saksıyı büyütme sebebim; henüz ağacım final formunda değil. Fark ettim ki; küçük saksıda kökler sarıldıkça ağaç bir noktada düğümleniyor, yaprakları yeterince besleyemiyor. Daha fazla kılcal kök, daha güçlü bir gelecek demek.

Yaprak Dökümü : Bir Hayatta Kalma Mücadelesi
Dışarıya aldıktan iki gün sonra begonvilim yapraklarını dökmeye başladı. Yine tanıdık bir duygu olan o panik, kapımı çaldı. “Acaba erken mi davrandım” diye düşünürken, işin ehli abilerime danıştım. Aldığım cevap çok kıymetliydi; “Panik yapma, bitki sadece dış ortama adapte olmayacağını düşündüğü için zayıf kısımlardan vazgeçiyor”
Gerçekten de öyle oldu. 4-5 gün sonra, o kuruyan dalların en tepesinden kızılımsı, bakır rengi taze iki yaprak patladı! Enerjiyi önce merkeze, sonra da yaşayıp yaşamadığını kontrol için en uç noktaya gönderiyormuş doğa ana. Bunu bizzat deneyimlemek, iç mekan bitkiciliğinden gelen biri için muazzam bir ders oldu. Zira iç mekanda hiç bu tarz doğal müdahalaler olmuyor 😅
Sırada Ne Var?
Şimdi her gün onu izliyorum. Ne zaman çiçeklenecek, formu nasıl değişecek? Araştırdıkça yeni şeyler öğreniyorum ve yolculuk beni her geçen gün daha çok içine çekiyor. İlerleyen dönemlerde, şu anki “ergenelik” formuyla çiçek açmış hali arasındaki farkları da yine burada paylaşacağım.
Eğer siz de bonsaiye meraklıysanız; korkmayın, ağacınızı dinleyin ve bazen doğanın işini yapmasına izin verin ☺️


Bir yanıt yazın