
Labirent
Yazar: Efe ELMAS
Sayfa Sayısı: 220
Kategori: Kişisel Gelişim
Ortalama Aldığı Puan
Detaylı Puanlama
Kitap Özeti
"Bazen kaybolursun, kendini bulmak için..." Belki de kitabın en güzel özeti bu olabilir. Günümüzde pek çoğumuzun labirent olarak bildiği şeyin aslında maze olduğunu, labirentin tek girişinin tek merkezinin olduğunu öğreniyorsunuz bu kitapta. Aynı zamanda yazarın ilgilendiği alanların özellikle de kadim inançlar, dinler tarihi, rüyalar, mitoloji,, masal araştırmaları ve simgebilim olması beni bu konuya daha da çekti diyebilirim. Zira bu alanlar oldukça az kişinin üzerine araştırma yaptığı, çok da esrarengiz alanlar benim için. Kitap özellikle labirentin tarihsel gelişiminden, bununla beraber farklı toplumlarda labirentin konumunun ne kadar farklı ancak bir o kadar da benzer olduğunu bize anlatıyor. Özellikle minotor ile başlayan mitolojik anlatı, eğer biraz olsun mitoloji okuması yapmışsanız "vay be o oradan mı geliyor" dedirtiyor. Tabi ki herkes mitoloji sevecek veya okumasını yapacak diye de bir kaide yok efendim. Bu yüzden kısaca bir minotor nasıl minotor oldu ondan da bahsedeyim;
Minotor ve Mitoloji
Girit kralı Minos, gücünü daha da kanıtlayabilmek için denizler tanrısı Poseidon'dan kendisine kurban edebilmek üzere bir boğa göndermesini ister. Poseidon bu isteği kabul eder ve karşılığında ona bembeyaz güzeller güzeli bir boğa gönderir. Ancak Minos boğayı görür görmez adeta vurulur. Bu boğayı kurban etmenin yazık olacağını düşünür ve bu neden "muadil" bir boğa kurban eder. Bunu gören Poseidon oldukça öfkelenir ve zaman içerisinde Pasiphae'nin boğaya aşık olması için Eros'a istekte bulunur. Eros isteği geri çevirmez ve zamanla Pasiphae boğaya aşık olur. Gün geçtikçe bu duygusunun aslında bir sapkınlık olduğunu bilse de, içindeki duygulara hakim olamaz. Bunu hizmetçilerine izah eder, hizmetçilerinden biri onu tahta bir ineğin içerisine koyarak boğanın yanına gönderir. Bu ilişkiden yarısı insan yarısı boğa olan bir çocuk dünyaya gelir. Halk arasında yayılan dedikodular neticesinde bu çocuğa Minos'un boğası anlamına gelen Minotor adı konur. İlk başlarda çok sakin olan Minotor, büyüdükçe hırçınlaşmaya başlar. Poseidon'un öfkesi dinmediği için, her geçen gün aksileşen bir yaratığa dönüşmesi için elinden geleni yapar. Minotor ile başa çıkılamayacağına karar verilince, Daidolos tarafından yapılan Labyrinthos adlı içinden kimsenin çıkamayacağı yapıya kapatılır. Tam merkeze alınan Minotor, böylece orada günlerini geçirmeye başlar. Ardından düzenli olarak kendisine kurbanlar gönderilerek, kendisinin hayatta kalması sağlanır. Devamını dilerseniz farklı kaynaklardan araştırabilirsiniz. Kitap bu mitolojik anlatının aslında ne kadar içselleştirildiğini ve bir düzene geldiğini bize anlatıyor. Bir diğer kaynak ise İbronka masalı. Bu masalı ben ilk kez duydum ancak geleneksel bir anlatıymış. Yetişkinlere masallar adı altında da dinlenebilir.
Düşüncelerim
Olumlu Düşüncelerim
Oldukça orjinal bir konu.
Olumsuz Düşüncelerim
Tekrara çok fazla düşülmüş Sürükleyicilik konu itibariyle sağlanması pek mümkün değil.
Kitaptan Alıntılar
"Yapraklarını kaybedip usulca ölen ve baharda yeniden filizlenen ağaçların döngüsünü, doğumun ölümün ve yeniden doğumun döngüsünü fark ettiler. Bu yüzdendir ki, ilk çizdikleri sembol bu döngüyü simgeleyen spiral oldu: En arkaik labirent"— Sayfa 11
"Gerçek sevgi dostunuzun, sevgilinizin hakikatini görerek sevmektir. Sadece parlak gökyüzünü değil, bulutlu bir gökyüzünü de sevmek, güneşi sadece baharda ılıklığıyla değil, aynı zamanda yakıcı yaz sıcağıyla sevmek demektir."— Sayfa 39
"Siz bilinçdışınızı bilince dönüştürene kadar, o sizin hayatınızı yönlendirecek ve siz ona kader diyeceksiniz."— Sayfa 66
"Bazen kaybolursun, kendini bulmak için."— Sayfa 108
"Hayat bir masalsa eğer, kendi hikayenin sonunu nasıl dokuyacaksın?"— Sayfa 184
Bu yazımda Efe ELMAS’ın Labirent isimli kitabının özetini sizlerle paylaşıyorum 🙂

