

Görünmez Kentler
Yazar: Italo Calvino
Sayfa Sayısı: 204
Kategori: Diğer
Ortalama Aldığı Puan
Detaylı Puanlama
Kitaptan Alıntılar
"Kubilay Han sorar: "Peki köprüyü taşıyan taş hangisi?" rnMarco Polo cevap verir: "Köprüyü taşıyan şu taş ya da bu taş değil, taşların oluşturduğu kemerin kavsidir." rnHan: "Neden taşları anlatıp duruyorsun bana? Beni ilgilendiren tek şey var, o da kemer." rnMarco: "Taşlar yoksa kemer de yoktur.""— Sayfa 127
""Biz canlıların cehennemi gelecekte var olacak bir şey değil; eğer bir cehennem varsa burada, çoktan aramızda... İki yolu var acı çekmemenin: Birincisi pek çok kişiye kolay gelir; cehennemi kabullenmek ve onu görmeyecek kadar onunla bütünleşmek. İkinci yol riskli, sürekli bir dikkat ve eğitim istiyor: Cehennemin ortasında cehennem olmayan kim ve ne var onu aramak ve bulduğunda tanımayı bilmek, onu yaşatmak, ona fırsat vermek.""— Sayfa 204
""Bir kentte hayran kaldığın şey onun yedi yada yetmiş yedi harikası değil, senin ona sorduğun bir soruya verdiği yanıttır.""— Sayfa 122
Bir Kitap Değil, Bir Sanat Galerisi
Bu yazımda sizlere son zamanlarda okuduğum en “farklı” kitaptan bahsedeceğim. Aslında sadece kitap değil, adeta bir deneyim oldu diyebilirim. Bazen bir müzeye veya galeriye gidersiniz, saatlerce bir resme odaklanan insanlar görürsünüz. Sizde sadece 5-10 dakika gözlem istemi uyandırırken, bazı insanlar saatlerce ona bakar ama anlamlandıramazsınız. Tam olarak Görünmez Kentler kitabının da bir sanat eseri olduğunu düşünebilirsiniz ☺️
Hani bazı kitaplar vardır; bittiği zaman özetlersiniz veya direk rafa kaldırırsınız, bazıları ise bittikten sonra dahi gündelik hayatta zihninizi kemirmeye devam eder. İşte tam olarak bu kitabı ikinci kategoriye koyabiliriz.
Fuar Tesadüfünden Kitaplığıma Yolculuk
Bu sene gittiğim TÜYAP kitap fuarında alışveriş listemde Albert CAMUS vardı. Kitapları araştırırken, stantta son derece yardımsever bir arkadaş vardı. Daha öncesinde duymuştum ancak hiç araştırmamıştım. Kendisinin “Listenizde yoksa mutlaka bir ara eklemenizi önerebilirim” tavsiyesiyle Yapı Kredi Yayınları baskısı ve Işıl SAATÇİOĞLU çevirisi ( ki gerçekten çok başarılıydı ) ile Görünmez Kentleri de satın aldım.
Fuardan bu yana devamlı olarak işlerim olduğu için henüz Mart ayında kitaba başlayabildim. Bitirme süresi olarak beklediğimden biraz daha uzun sürdü. Kitabın önsözü normal kitaplardan daha uzun. Bu yüzden her cümleyi iyice sindirmek, ağır ağır okumak istedim. Eğer alışılagelmiş, başı sonu belli, bol diyaloglu bir kurgu arıyorsanız baştan söyleyeyim; Görünmez Kentler sizi zorlayabilir. Çünkü bu bir roman veya alışageldiğimiz olay örgülü bir kitap değil; bir müzik parçası veya bir müzedeki büyüleyici bir tablo gibi.
Marco Polo ve Kubilay Han’ın Satranç Tahtası
Kitap, Marco Polo ile Tatar Kubilay Han’ın arasındaki bir satranç oyunu esnasında, Polo’nun gezdiği kentleri anlatmasıyla şekilleniyor. Tabi bu kentler tamamen hayali vebildiğimiz haritalarda yok. Her biri birer duygu veya kavramın yansıması. Calvino bu şehirleri hazırlarken aslında küçük notlar alıp onları zarflara koyarak sistematik bir tasnif yapmış.
Dokuz bölüme yayınlar bu kentler Anı, Arzu, Göstergeler, İnce Kentleri, Takas, Gözler, Ad, Gökyüzü, Gizli Kentleri, Sürekli Kentler ve Ölüler temaları altında toplanıyor. Her bir kentin adı ise bir kadın adı. Okurken bazen bazı özellikleriyle şehirleri eşleştirebiliyorsunuz. Her şehir ortalama 1.5 sayfalık bir anlatıdan oluşuyor. Bazı bölümlerin aralarında da konuşmalar var. İtalik olarak Marco Polo ile Kubilay Han’ın o derin diyaloglarına konuk oluyoruz.
Bazen şehirler birbirine benziyor gibi gelse de, asıl mesela o diyaloglarda ve ince betimlerde gizli.Mesela şu köprü diyaloğu;
Kubilay Han sorar: “Peki köprüyü taşıyan taş hangisi?”
Marco Polo cevap verir: “Köprüyü taşıyan şu taş ya da bu taş değil, taşların oluşturduğu kemerin kavsidir.”
Han: “Neden taşları anlatıp duruyorsun bana? Beni ilgilendiren tek şey var, o da kemer.”
Marco: “Taşlar yoksa kemer de yoktur.”
Cehennemin Ortasında Cehennem Olmayanı Arayarak Bulmak
Kitabın finali ise bugün yaşadığımız dünyaya tutulan muazzam bir ayna. Polo’nun cehennem tavsiri, okuduktan sonra uzun süre düşüncelere daldırdı;
“Biz canlıların cehennemi gelecekte var olacak bir şey değil; eğer bir cehennem varsa burada, çoktan aramızda… İki yolu var acı çekmemenin: Birincisi pek çok kişiye kolay gelir; cehennemi kabullenmek ve onu görmeyecek kadar onunla bütünleşmek. İkinci yol riskli, sürekli bir dikkat ve eğitim istiyor: Cehennemin ortasında cehennem olmayan kim ve ne var onu aramak ve bulduğunda tanımayı bilmek, onu yaşatmak, ona fırsat vermek.”
Bu Kitap Kimler İçin?
Bu kitabı okuduktan sonra “ben ne okudum” da diyebilirsiniz. Her okura hitap eden bir kitap olmayabilir. Bitirdiğinizde “hayatım değişti” de dedirtebilir. Ben normalde pek yorumlara bakmadan okumayı severim. Ama bu kitabı bitirdikten sonra biraz araştırma ihtiyacı hissettim. Zira bir olay örgüsünden ziyade, olay örgüsüz bir kitap var.
Görünmez Kentler, insanın farklı yaşlarında tekrar tekrar uğraması gereken bir durak bence. Unutmayın “Bir kentte hayran kaldığın şey onun yedi yada yetmiş yedi harikası değil, senin ona sorduğun bir soruya verdiği yanıttır.”
Eğer edebiyatta sadece bir hikaye değil daha çok derinlik arıyorsanız, Calvino’nun bu en sevdiği eserine mutlaka bir şans verin derim. Ama eğer kitapta illa ki bir olay örgüsü olmalı derseniz, bu kitap sizlere pek hitap etmeyecektir.
Hepinizi çok seviyorum, okuduğunuz için teşekkür ediyor, keyifli okumalar diliyorum 😇☺️

