
Yeni bir yazıma daha hoş geldiniz. Aslında uzunca bir süredir hayatımızda olan, bizim henüz yeni yeni fark etmeye başladığımız bir gerçek olan yapay zeka bu yazımın ana konusu olacak.
Sosyal medya üzerinde tesadüfen denk geldiğim “Ölü İnternet Teorisi” aslında bu yazıyı yazmamda tetikleyici oldu diyebilirim. Bu yazımda size biraz da ondan bahsedeceğim.
Yapay zeka ve Blokchain
Teknoloji, her geçen gün hayatımıza biraz daha entegre olmaya devam ediyor. Bunun aslında en hızlı örneklerinden birini pandemi zamanında kripto paralarla yaşadık. Aslında blok zincir teknolojisinin özünde muazzam faydaları olacaktı. Lakin biz “bu uçacakmış bu kaçacakmış” diyerek hiç araştırmadan bilmeden etmeden yatırımlar yapmaya başladık.
Bakıldığında bu teknoloji, pek çok gizlenmesi gereken evrağı torrentvari bir şekilde birden fazla cihazda saklamaya, olası saldırılara karşı onları şifrelemeye yarayacaktı. Hala daha kullanımı yaygın sayılmayacak şekilde sürse de, maalesef “para kazandıran” sürümü bizim daha çok ilgimizi çekti. Haliyle de bu teknolojinin aslını astarını incelemeden kabul etmemizle sonuçlandı.
Yapay zeka ile ilk temaslar
Tarihler 2022 yılını gösterdiğinde ise hayatımıza bambaşka bir deneyim katıldı. “Yapay zekaya sordum” cümlesinin temeli bir şirketle başladı. Open AI isimli yapay zeka araştırmaları yapan bir firma ile çıktı. Bu firma ChatGPT isimli yapay zeka sohbet robotu hayatımızda yerini almaya başladı.
İlk başlarda bu sohbet robotu, Google ile kıyaslandı. Yeri geldi Google aramaları yerine burada dümdüz aramalar yapıldı. Zaman içerisinde aslında çıkış amacının tam olarak bu olmadığı da fark edildi. Sosyal medya uzmanlığı eğitimlerinde henüz yeni yeni “prompt” kelimesini öğrenmeye başlamıştım.
Ben henüz bu nedir diye düşünürken, çeşitli üniversitelerde bu alanla ilgili mühendislikler açılmaya başlandı. Biraz daha ilerlendiğinde, çok daha hızlı karar alabilen, değişkenlere ve senaryolara çok hızlı adapte olan yazılımlar bu sohbet robotlarıyla hızlıca geliştirilmeye başlandı.
Olay sadece sohbet etmekle kalmadı; Resimler ürettirdik, videolar hazırlattık derken artık bizim yerimize kodlar yazmaya başladılar.
Her şerde bir hayır
Hal böyle olunca, piyasa aldı başını gitti 😅
İşin ilginç tarafı bazı vakti bol insanlar çeşitli yapay zekalar keşfediyor, bunlara ilişkin de çok güzel rehberler hazırlıyorlardı. Ben de bu alana ne yazık ki yeterli vakti ayıramadığımı düşünerek, daha öncesindeki satın alanların yorumlarına kanarak bir e-book satın aldım.
E-book necedir diye soracak olan okurlar için; PDF formatında veya diğer elektronik formatlarda, satın aldığınız uzmanlık alanıyla ilgili çeşitli ipuçları, uygulamaları size özetleyen elektronik kitap diyebilirim.
E-book satın aldığım yıl 2025’in başlarıydı. Ancak bu e-book hiç yoksa 1.5 sene öncesinin teknolojisini anlatıyordu. Kitapta yer alan hiç bir menüde öyle bir seçenek kalmamıştı. Ben de yazarına bu konuyla ilgili ulaştım “Bu çok eski, bu kitap işime maalesef yaramadı” dediğimde “İlk defa böyle bir yorum alıyorum herkes çok memnun kaldı. Yeni bir sürüm çıkaracağım ancak tarihi belli değil -burada aslında çıkarmayacağım demek istiyor- onu veririm” dedi. Bunun üzerine ben de inat ettim. Çocukluğumda İngilizceyi sırf kodlama için öğrendiğim aklıma geldi. Ben de çeşitli yabancı kaynaklar vasıtasıyla Blackbox, DeepSeek, Claude gibi yerlere bakmaya başladım.
Sonunda yazının da başlığında olduğu gibi “Kim korkar kod yazmaktan” diye insan hayret etmeden duramıyor. Onca saat, onca gün ve haftada öğrendiğim bilgileri saniyeler içerisinde bana döküyor. Üzerine yetmiyor, alternatif kullanım senaryoları tasarlıyor. Böylece insanlar ister istemez “yazılım işi bitiyor mu” diyor. Ancak ben böyle düşünmüyorum. Bence gelecekte yapay zeka kullanarak üreten insanlar, yapay zeka kullanmadan üreten insanlara muazzam bir üstünlük sağlayacak. Bu üstlüğü sağlamada yapay zeka tek başına yeterli değil, insan gücü de gerek.
Ölü internet teorisi nedir?
Ölü internet teorisi, internette yer alan pek çok içeriğin aslında botlar tarafından üretildiği varsayımına dayanıyor. Aslında güldüğümüz, okuduğumuz pek çok içeriğin makinelerce belirlendiğini varsayıyor. Bu, yakın gelecekte uzak gibi görünüyor. Ancak her geçen gün bu senaryoya doğru ilerliyoruz.
Spotify üzerinde dönen milyon dolarlık işlemler, aslında bunun en basit örneklerinden. Aslında öyle bir dinleyici gerçekte hiç var olmasa da; var-mış gibi davranılıyor.
Yapay zeka her geçen gün yeni bir atılım gerçekleştiriyor. Şu anda çok hızlı şekilde mükemmel çalışan botlar da yapılabiliyor. Bu da aslında ölü internet teorisine git gide yaklaştığımızın göstergesi.
Bu yazımda yapay zeka kullanmadım. Ancak bu yazının konusu da yapay zeka sayesinde hazırlandı. Zira bu kod yazma deneyimi olmasa, yapay zeka ile etkileşimim olmasa konuyu asla yazamazdım.
Her ne kadar diğer hitler “şişirilmiş” olsa da; önceki adıyla köreldim yeni adıyla “Kitaplı Gezgin” hitleri gerçek! 😍 Aylık bazda binlerce ziyaretçiye ulaşmamda emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler. Bu yazımı da sonuna kadar okuduğunuz için müteşekkirim. Kış aylarına yaklaşırken, rutinime dönerek umuyorum daha çok yazıyı sizlerle buluşturacağım. Sizleri seviyorum, iyi ki varsınız 🥰


Bir yanıt yazın