
Çooook uzunca bir sürenin ardından hepinize yeniden merhabalar 😇❤ Yılbaşından bu yana yoğun bir ders çalışma temposu nedeniyle neredeyse “tasarruf modunda” geçirdiğim bir bölümün ardından yeniden blog yazılarıma dönebilmek muazzam bir his. İlk yazımın konusu da yine çok beğendiğim Haybeden Gerçeküstü Aşk isimli tiyatro oyunu 😊
Haybeden Gerçeküstü Aşk
Oyunun kaynağı ise Haybeden Gerçeküstü Konuşmalar isimli kitap. Bu kitap, ardından sahneye uyarlanıp, oyunun ilk halini Yılmaz ERDOĞAN ile Demet AKBAĞ oynuyor.
Ardından bu oyunu pek çok tiyatro kulübü çok beğeniyor ve günümüze kadar oynanmaya devam ediyor. Sinema filmi olarak ise “Tatlım Tatlım” olarak yayınlandı.

Haybeden Gerçeküstü Aşk Konusu
Oyun, bir ilişkinin doğumundan ölümüne kadar olan süreçleri anlatıyor. Seyirciyi de içine alan bu süreç, oldukça güzel repliklerle bir komedi oyununa dönüşüyor.
Kadın: “Beni seviyor musun?”
Erkek: “Seni sevmesem şu an burada, seninle bu saçma konuyu konuşuyor olur muyum?”
Kadın: “Yani görev icabı mı seviyorsun?”
Aslında bir noktada oyun insanın sosyalleşmeye olan muhtaçlığını, her ne kadar yalnız takılmak istense de; bir noktada partnersiz çok da zevkli olmadığını da bizlere iletiyor.

Oyun Hakkında
Oyun, önceki kadrosuyla son derece sağlam. Aynı zamanda yeni kadrosu da bir o kadar sağlam diyebilirim. Gerek tepkiler, gerek seyirciyi de oyuna dahil etme muhteşem derecede doğal. Sadece oyunun başlangıcındaki “klişe” diyebileceğimiz diyaloglar başta “başıma ne gelecek” endişesi yaratsa da; sonra güzel toparladı 😅
Ankara’dan devlet tiyatrolarından bir çift gelmişti ancak tam olarak adlarını alamadım. Görsem tanırım, enerjileri muazzamdı 😇
Ülkemizdeki Tiyatrolar
Aslında bu konu bambaşka bir yazının tek başına başlığı olacak minvalde. Ancak bu yazıyı okuduktan sonra oyuna gitmeye karar verenler olabilir diye buraya da eklemek istiyorum. Özellikle üniversite dönemimde o kadar uygun fiyata o kadar iyi oyunlar geliyordu ki; neredeyse 1 veya 2 sinema bileti parasına ayda 4 oyun izliyorduk.
Ancak gelinen noktada maliyetler mi yoksa salon kiraları mı çok yükseldi bilemiyorum ciddi anlamda pahalı biletler var. Bu sebeple de salon bir türlü dolamıyor. Zaten tiyatroya mesafeli bir toplumuz, bir de maddi anlamda imkansızlıklar üzerine gelince hepten uzaklaşıyoruz.
Bir sözüm de seyirciye; tiyatro canlı bir gösteri, evet. Ancak bu durum, size oyuncuya karşı “ona şunu de” veya “naneyi yedin, eyvah” demek gibi bir hakkı vermez. Orada herkes oyunu izlemeye gelmiş. Madem bu kadar replik sevdalısısın, tiyatrocu olaydın be abi 😂
Tabi oyuncu ikili o kadar iyi idare etti ki; hiç bozuntuya vermedin ortayı güzel kafalarla gol yaptılar. Ancak en son seyirciler mıkırdanmaya başlayınca çok şükür seyircimiz sustu. Tabi bu kadar çok müdahale, seyirciyi gerdi. Yine de oyunun tadını asla bozamadı. Oyuncular ve diğer seyirciler sayesinde 😊
Eğer bu oyun sizin de şehrinize gelirse, gitmenizi öneririm. Oldukça keyifli bir oyun.


Bir yanıt yazın